Fe-Noon Logo
Gallery PortfolioProjectsPR
 


Dost Ödülleri Kâbe için verildi | By Kültür Sanat
ZAMAN | KÜLTÜR SANAT | Monday, 1st March 2010

note: you may need to set 'view / character encodings' to unicode UTF to correctly read the fonts on this page

Dost Ödülleri Kâbe için verildi

Ahmed Moustafa and Ali Bardakoglu

Prof. Dr. Ahmed Moustafa (left) and Prof. Dr. Ali Bardakoǧlu (right)

"Ak sakallı pir koca/ Bilmez ki hali nice/ Emek vermesin hacca/ Bir gönül yıkar ise". Önceki akşam Cemal Reşit Rey Konser Salonu'ndaki "Dost İslâm'a Hizmet Ödülleri" gecesinde Yunus Emre'nin bu dizeleri dillendirildi. Hazreti Peygamber'in (sas) doğumunun 1439. senesi vesilesiyle Cenan Eğitim Kültür ve Sağlık Vakfı, Türk Kadınları Kültür Derneği ve Altay Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı'nın müşterek olarak gerçekleştirdiği gecede 'Dost' ödülleri 6. kez sahiplerini buldu. Ödül, yurtdışından 'İlâhi Kemâlin Sıfatları' isimli kitabından dolayı Mısırlı Moustafa Ahmed'e, yurtiçinden 'Haremeyn Tarihi' isimli kitabından dolayı Doç. Dr. Mustafa Sabri Küçükaşçı'ya verildi. '2010 Hizmet Ödülü'ne ise 'Kâbe ile Konuşan Adam' ve 'Siyah Örtülü Ev' kitabıyla Necmettin Şahiner lâyık görüldü.

"Kâbe'nin Hakikati" konusuyla gerçekleşen gecede Cenan Vakfı Başkanı Vahdet Tulun'un açılış konuşmasının ardından kürsüye Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu çıktı. Her halimiz için örnek alabileceğimiz 'beşer' bir peygambere sahip olmamızı en büyük şansımız olarak nitelendiren Bardakoğlu, "Muhammed, sizden hiçbir adamın babası değildir..." âyetine dikkat çekerek, bu beşeriyetin yanlış anlayışlara meydan vermemesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Süleyman Uludağ ise Kâbe ve haccı, mutasavvıfların gözünden anlattı.

Moustafa Ahmed, sahneye bir kenarı 10 küçük küpten oluşmuş Kâbe maketiyle geldi. Gerçekte Kâbe'nin bütün kenarları farklı ölçüde olmasına rağmen Ahmed, maketini küp şeklinde yapmıştı. Zira 'Kâbe' kelimesi küp anlamındaydı ve küp geometrik şekiller içinde mükemmeliyeti ifade etmekteydi. Bizim gördüğümüz ise Kâbe'nin hakikatinin, her bir kenarı kendi başına tek ölçülerle çokluk âlemine yansımış şekliydi. Tıpkı beşeriyet sıfatına bürünmüş kâmil insan gibi. Maketi çapraz olarak ikiye ayıran Ahmed, ortaya çıkan 99 küçük küpü gösterdi davetlilere. Her bir küçük küp açıldıkça daha küçük 99 küp oluşuyor ve bu sonsuza kadar devam ediyordu. Ahmed'in dikkat çektiği bir husus da maketin en, boy ve yükseliğini oluşturan küplerin sayısının -köşeler ortak olduğu için' 28 küpten oluşmasıydı. Bu da Arap alfabesindeki harflere denk düşmekteydi.

Hacıveyiszade Mustafa Efendi'nin torunu, Ali Ulvi Kurucu'nun yeğeni olan Doç. Dr. Mustafa Sabri Küçükaşçı teşekkür konuşmasında bir vefa örneği sergileyerek, yetişmesinde emeği olanları tek tek saydı. Hac ilahilerinden oluşan bir konserle biten ödül töreninde son konuşmayı ise gecenin düzenlenmesinde büyük emeği olan Cemalnur Sargut yaptı. Sargut, Kâbe'nin hakikatinden söz etti.

KÜLTÜR SANAT / ZAMAN 01 Mart 2010, Pazartesi

Link to original article's webpage


 PR Archives

 

    [TOP]